En zor zamanda arabeski ben savundum

aliRÖPORTAJ – ALİ PEKTAŞ
Ali Tekintüre’nin sözlerini yazdığı şarkılar hep dillere pelesenk oldu. Özellikle arabesk için yaşayan bir efsane O. Bine yakın sözü bestelenen Tekintüre, özellikle son on yıldır güçlü şarkılar yapılmadığından yakınıyor: “Böyle giderse müzik tarihimizde kocaman bir boşluk oluşacak.”
Ali Tekintüre müziğe damgasını vurmuş bir isim. Özellikle arabesk müzikte yazdığı yüzlerce şarkı sözü bestelendi. Zeki Müren’den İbrahim Tatlıses’e kadar onlarca sanatçı yorumladı bu şarkıları. Tanrım Beni Baştan Yarat, Kırılsın Ellerim, Acı Gerçekler, Hepsi Geçer, Seni Yakacaklar, Benim İçin Üzülme, Tövbe Ettim, Sürünüyorum onun sözlerini yazdığı şarkılardan bazıları. Son dönemde bazı rock grupları ile çalışmalar yapan Tekintüre’nin şimdilerdeki en büyük mücadelesi telif hakları. Zamanının büyük bir bölümünü bu işe ayırıyor. Tabii bir yandan da yazmaya devam ediyor. Tekintüre ile şarkıları, arabeski ve müziğin bugününü konuştuk.
Biz sizi hep söz yazarı olarak tanıdık, bildik. Başka bir mesleğiniz var mıydı?
Benim asıl mesleğim kuyumculuk. Bijuteri ve yaldızlı kaplama üzerine de çalıştım. Kapalıçarşı’da bir dükkanım vardı. Askerden sonra söz yazarlığı ağır bastı. Kafamda o varken başka işler yapamazdım. Dükkanı kapatıp Unkapanı’na geldim.
Sonra ne oldu?
Türküola firması vardı. Onlara, ‘Ben bu camianın içinde olmak istiyorum. Asgari ücretle de olsa çalışsam benim için kafi.’ dedim. Sadece söz yazarlığı değil aynı zamanda süpervizör gibi çalışıyordum. İcracıların kayıt parasının dağıtılmasına kadar her türlü işi yaptım.
Bir nevi ucu görünmeyen bir kuyuya atmışsınız kendinizi.
Evet öyle. Ama bu benim idealimdi. Zaten o zamanlar telif hakları falan çok kötüydü. Ama ben bu işe başkoydum. Sürekli yazıyordum. Bir yandan da telif haklarımla ilgili firmalara ihtarnameler çekiyordum. Radyolarda, televizyonlarda eserimiz okunduğunda ismimiz anılmıyordu. Bunun için de çok uğraş verdim. MESAM kurulmadan çok önce telif hakları konusunda çabalıyordum.
Bestelenmiş o kadar çok eseriniz var ki. Tam sayısını biliyor musunuz?
Binin üzerinde. Birçok eserimi de kaybettim. Arabamın bagajından çalmışlardı.
Zeki Müren’den Orhan Gencebay’a birçok isim sizin sözlerini yazdığınız şarkıları yorumladı. Size hangisinin yorumu daha yakın geliyor?
Eserlerimi okumayan kalmadı gibi. Benim için hepsinin yeri özel. Ama belki Müslüm Gürses’in söylediği şarkılar insanlara daha yakın. Sözlerimi onun yorumuna daha çok yakıştırıyorlar.
Adınız arabesk müzikle anılır hep. Ben arabesk için söz yazayım, diye mi çıktınız yola?
Adım arabeskle anıldı, çünkü kimsenin savunmadığı zamanda ben arabeski savundum. Bu yüzden olabilir. Hiçbir zaman oturup bu sözleri arabesk için yazıyorum demedim. Zaten sözleri ya da şarkıları kategorilere ayırmanın benim için bir anlamı yok. İlahi olan sözüm de var, pop olan da, halk müziği olan da.
Size bu isyankâr sözleri yazdıran nedir?
Aslında işin dini yönüne çok dikkat ederim. İstisnalar olabilir ama mümkün olduğu kadar inancımıza ters düşecek şeyler yazmamaya gayret ettim. Sonuçta yaptığımız işin özünde abartı var. Belki daha derin anlatmışımdır.
Ama bu isyanlar kadar tövbekâr sözleriniz de var.
Tabii ki. Sonuçta her şeyin Allah’tan geldiğine inanan biriyim. O sözlere isyan olarak da bakmıyorum. Onları bir sitem gibi bir yakarış gibi algılamak gerekiyor. Tanrım Beni Baştan Yarat bir isyan değil. Kendi kötü halini Allah’a arz ediyor ve değişmek istiyor. Bir istek var.
Arabesk bu ülkede neden bu kadar sevildi sizce?
Sevilmesinin ilk sebebi, her şeyden önce yeniydi. Birçok tabuları yıkarak geldi arabesk. Yine o dönemde çok farklı ve alışılagelmemiş sanatçılar çıktı ortaya. Müslüm Gürses ayrı bir renkti, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur da. Ayrıca çok farklı besteciler de çıktı ortaya. Şarkıların konu olduğu 4 bine yakın film yapıldı. İnsanlar bu müzikte hayatlarıyla birebir örtüşen şeyler buldular.
Günümüzde arabeske iade-i itibar var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Değeri yeniden anlaşıldı. Çünkü ortaya o kadar güçlü şarkılar çıkmadı. Yaklaşık on yıldır şarkı çıkmıyor neredeyse. Bir on yıl daha çıkmazsa müzik tarihimizde yirmi yıllık bir boşluk olacak. Üretim olmadığı için insanlar eski iyi şarkılara dönüyor. Hep eğlence üzerine kurulu şarkılar var. Tabii ki eğlence de olacak. Ama yarına taşınabilecek şarkılar yapılmalı.
Yeni şarkı soran yok
Özellikle rockçıların bu aralar arabeskle çok ilgilendiğini görüyoruz. Neden sizce?
Ben arabeskin ülkemizdeki çoğu müzisyene ilham verdiğini düşünüyorum. Bulundukları çevre ve konum itibarıyla söylemeye utansalar da çoğu insanın gönlünün bir yerlerinde arabesk olduğunu iyi biliyorum. Ama utanmamaları gerek.
Sözleriniz eskisi kadar bestelenmiyor sanırım. Artık çok fazla üretmiyor musunuz?
Yok yine yazıyorum. Ama besteleyen ve yeni şarkı soran yok. Maalesef hep eskiler kullanılıyor. Dizilerde onlarca kez eski şarkılarım çalınıyor. Güçlü sözler taşıyan yeni şarkılar istenmediği için de besteciler kendilerini geri çekti.
Siz şimdilerde ne tür müzik dinliyorsunuz?
Şu anda çok fazla müzik dinlemiyorum. Radyoda hep aynı şeyler çalıyor. Sözler melodiler birbirine çok benziyor. Arabesk çalan radyolar da var ama nedir bu yeknesaklık. Döndür babam eskileri döndürüyorlar. Yeni bir şeyler olmalı.
Eserleriniz neredeyse günde yüzlerce kez çalınmasına rağmen hatta MESAM’da olmanıza rağmen yeterince telif alabiliyor musunuz?
Maalesef hayır. Benim şarkılarım daha çok kullanıldığı için geçinebiliyorum ama arkadaşlarımızın halleri kötü. Telif açısından ülkemizde adaletsiz bir sistem var. Devlet buna gerçekten el atsa üç ayda çözer. Ama elini oynatmıyor.
Milliyetçi, dindar, sosyalistim
Yeni dönemde genelde şarkıların söz-müzik imzasında aynı isimler oluyor…
Geçmişteki şarkılardan kırpıp kırpıp, eski eserlerin sağından solundan alıp bir yerlerde kullanıyorlar. Onları parçalamaya çalışıyorlar ama o eserler dev gibi ve parçalanmaz. Hepsi birer hikaye ve senaryo. İçine baktığınızda bir hayat var. Şimdi en iyi dediğiniz şarkıları alın bakın içinde ne var? Ne anlayabiliyorsunuz? Bir eser insanlara bir şeyler düşündürür. Ama şimdi sadece eğlenip oynanacak eserler yapılıyor.
Kendinizi milliyetçi, dindar, sosyalist olarak tanımlıyorsunuz. Bu nasıl oluyor?
Ülkemi seviyorum, dinime bağlıyım ve paylaşmayı seviyorum. Ama adil bir paylaşım. Bence bir insan böyle olmalı. Böyle bir insan da bu şekilde nitelenir herhalde. Sağcı veya solcu olamam ben. Hiçbir düşünceye ya da ideolojiye uzak ya da yakın değilim.
Arabesk eleştirisi Fazıl Say’a yakışmıyor
Arabesk hep varoş müziği olarak görüldü. Bu müziğin sevilmesinde insanların ekonomik durumlarının etkisi ne kadardı?
Tabii ki sadece bu değil. Bu şarkılar sadece yokluğu anlatmıyordu ki! Hayat adına her şey vardı içinde. İçi dolu şarkılardı. Ama birileri sadece aşağılamak için böyle nitelemeler yaptı. Geçmişe baktığımızda sarayda klasik müzik icra edilirken, halk türküler söylüyordu. Bu ayrım kendiliğinden oluşur. Kendine yakın olan müziği sahiplenir birileri. Arabeski de ilk varoşlar sahiplendi. Ama bugün her tarafta dinleniyor.
Peki bir dönem neden çok hor görüldü bu müzik?
Bir şey zirveye çıkarsa taşlanmaya başlanır. Bazıları korktu ve geri çekildi. Bazıları da biz arabesk yapmıyoruz, dediler. Bu müzik ismi sebebiyle bile çok horlandı. Oysaki bir müziği iyi ya da kötü diye değerlendirirsin. İsmi arabesk diye kötülemenin ne manası var.
Özellikle klasik müzikle ilgilenen sanatçılar arabeski çok eleştiriyor ve aşağılıyor…
Bu çok yanlış. Bir müzik adamının bir müzik türünü topyekûn yerden yere vurması doğru değil. Şimdi bütün klasik müzik eserleri çok iyidir kusursuzdur diyebilir miyiz? Hayır. Arabeskin içinde de iyisi kötüsü var. Ayrıca insanların seçimlerine de biraz saygı göstermek de gerekiyor. Özellikle iyi bir müzisyen olan Fazıl Say’a hiç yakışmaz.

Leave a Reply