472F4997AE175944AEFEF7CErRock grubu Fairuz Derin Bulut’un yeni albümü Arabesk’in sadece ismi değil, teması da arabesk. Arabesk parçaları bir araya getiren Fairuz Derin Bulut’un son albümünde söz yazarı kısmında bir tek isim var: Ali Tekintüre… Tekintüre ile şarkılarını, hayatını, Unkapanı’nı konuştuk..

Ali Tekintüre ismi belki pek tanıdık gelmedi size ama birkaç şarkı sözünü yazınca hafızalarınız tazelenecek: ‘Tanrım beni baştan yarat’, ‘Anadan ayrı, babadan ayrı’, ‘Baharı bekleyen kumrular gibi’, ‘Dünya tersine dönse vazgeçmem’… Hatırladınız değil mi? Yeni bir albümle, müzik piyasasında arka planda kalan ismi öne çıkan Ali Tekintüre’yle, Unkapanı’nda geçen 30 yılı konuştuk.

-İlk nasıl keşfedildiniz?
-Ben yazdığım şiirleri gazetelere gönderirdim, bazıları da yayımlanırdı. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bir şiir köşesi vardı, Tanrım Beni Baştan Yarat’ın birkaç dizesini gazeteye göndermiştim. Sonra askere gittim. Sene 74. Tanrım Beni Baştan Yarat patlamış, herkes bu şarkıdan söz ediyor. Arkadaşlar da inanmadılar, ‘Hani benim diyordun bu sözlere,’ diye dalga geçtiler. Askerden dönünce gittim plak şirketine, ‘Bu gazeteden alınıp, bestelenmiş,’ dediler. Bu şekilde girdim müzik piyasasının içine.

HAYAT GAİLESİYLE UĞRAŞAN BİR ÇOCUKTUM
-15 yaşında bir çocuk neden ‘Tanrım beni baştan yarat’ desin?
-Ben hep derim, o dönem reenkarnasyon diye bir şey bile yoktu ama benim aklıma bu sözler gelmiş. Burada o tema işleniyor. Bir insanın beğenmediği şeyleri, tavırlarını değiştirmek istemesi gibi bir yakarış var. Ne tür bir duyguyla yazdığımı hiç hatırlamıyorum, hayat gailesiyle uğraşan bir çocuktum, yokluk, babamız yok başımızda…

-Evi geçindirmek zorunda mı kaldınız?
-İstanbul’da bir yıl okula gidebildim, sonra işportacılığa başladım. Kapalıçarşı’da naylon torba satardım. Sonra Kapalıçarşı’da, kuyumcu atölyesinde çalışmaya başladım. O sıralarda şiirler yazmaya başlamıştım.

-İlk şarkınız patladıktan sonra şarkıcılar kapınızda mı yattı?
-Yok, öyle olmuyordu o işler. Plak şirketinden yapımcı seçerdi şarkıları, biz sanatçılarla çok muhatap olmazdık, yani onlar bizimle muhatap olmazlardı. Ben birçoğuyla tanıştım stüdyolara gidip, Zekin Müren’le, Bülent Ersoy’la, Coşkun Sabah’la ve daha bir sürü isimle tanıştım. Sonra sözlerim teker teker ünlü şarkıcılar tarafından seslendirilmeye başlandı, hatta bazılarını ünlü etti. Binin üzerinde şarkım var, 25 tane filmin ismi benim şarkılarımdan.

-Siz bu sırada paraya para demiyordunuz herhalde?
-Hayır. ‘Bu işten çok para kazanıyorum,’ diyen yalan söyler. Benim bin tane şarkım var, sürekli bir yerlerde duyuyorsunuz, radyoda, televizyonda, günde kaç defa üstelik ama benim bunun karşılığında sadece bir evim ve kredisini ödediğim bir arabam var. Bu işte parayı şarkıcılar kazanır, söz yazarları değil. Bir örnek vereyim, Popstar Alaturka diye bir yarışma vardı. Benim şarkılarımı okudular. Bana ödenen telif şarkı başına 7 TL.

-Bu rakamlar çok komik, siz nasıl geçiniyorsunuz şu anda?
-Emekli aylığım var, üç-beş kuruş da şarkılardan geliyor…

‘Eski’ Müslüm şarkılarımı iyi okurdu

İçkiyle aranız nasıldı? İçki temalı bir çok şarkınız var…
-İçiyorsam Sebebi Var isimli şarkıyı yazdığımda içiyordum. Beyoğlu’nda takılır, muhabbet eder, içerdik. Hayatın içindeydik, hayat kadınlarının içindeydik. Bu şarkıyı o ortamlarda, barlarda, pavyonlarda yazdım…

-’Benim şarkılarımı iyi yorumlar,’ dediğiniz, duymaktan keyif aldığınız kim var?
-Eski Müslüm Gürses…

-Ne demek eski Müslüm Gürses?
-Müslüm Baba artık arabesk yapmıyor, bambaşka şeyler yapıyor. Kendi kitlesini de küstürdü bence. Onun bir hayran kitlesi vardı, jiletçiler diye dalga geçilirdi ama onun hayranlarıydı o kitle. Şimdi neredeler? Yok oldular çünkü Müslüm Gürses artık onlara hitap etmiyor.

-Yeni bir albümde toplandı şarkılarınız. Fairuz Derin Bulut’un yeni albümü Arabesk’te sadece sizin sözlerinizden oluşan şarkılar var. Nasıl buldunuz?
-Tam rock gibi olmadı zaten, çıkan işi çok sevdim. 75-85 dönemi arabeskin altın çağıydı, o dönem arabesk ve rock bir arada telaffuz edilmezdi. Ama artık öyle değil. Rockçı çıkıp arabesk okuyabiliyor.

SABAH GAZETESİ

Leave a Reply